Listeyi Tamamlamanın Verdiği O Küçük Haz
Bir maddenin üstünü çizmek neden bu kadar iyi hissettirir? Listelerin işe yarayan ve ters çalışan yanları üzerine.
Bora Tanyel 3 dk okuma
Bir maddeyi tamamlayıp üstünü çizmek, listenin kendisinden çok daha güçlü bir duygu üretir. Kimi zaman kişi, yaptığı ama listede olmayan bir işi sonradan yazıp hemen çizer. Mantıksız görünen bu davranış aslında listenin ne işe yaradığını açıkça anlatır. Liste bir hatırlatma aracı olmanın yanında, ilerlemenin görünür kılındığı bir yüzeydir.
Gündelik işlerin çoğu iz bırakmaz. Yıkanan bulaşık birkaç saat sonra yeniden birikir, yanıtlanan e postanın yerini yenisi alır, toplanan oda akşama dağılır. Emek harcanır ama geriye bakıldığında görülecek bir şey kalmaz. Liste tam da bu boşluğu doldurur. Yapılan işi kalıcı bir işarete dönüştürür.
Tamamlanmamış olan neden zihinde kalır
Yarım kalan işler, biten işlere göre zihinde daha uzun süre yer tutar. Bitmemiş bir konuşma, ertelenmiş bir arama, yarıda bırakılmış bir belge gün içinde tekrar tekrar akla gelir. Zihin, kapanmamış olanı açık bir sekme gibi tutar ve arada bir kontrol eder. Bu kontrol her seferinde küçük bir dikkat payı alır.
Yazmak bu yükü hafifletir. Bir iş kâğıda geçtiğinde zihin onu hatırlama sorumluluğundan kısmen kurtulur; çünkü hatırlama işi dışarıya devredilmiştir. Bu yüzden yapılacaklar listesi hazırlamak, henüz hiçbir iş yapılmamışken bile rahatlatıcı gelir. Yapılan tek şey yükü taşınabilir bir yere aktarmaktır.
Çizginin verdiği geri bildirim
Bir maddeyi çizmek, emeğin karşılığını anında görmeyi sağlar. Uzun vadeli işlerin sıkıntısı, sonucun çok geç gelmesidir. Aylar sonra bitecek bir projede çalışan kişi, bugün ilerleyip ilerlemediğini bilemez. Küçük maddelere bölünmüş bir liste, o günün payını görünür kılar.
Bu geri bildirim davranışı da besler. Bir madde çizildikten sonra ikincisine başlamak, hiç başlamamış olmaktan kolaydır. Liste kısaldıkça hız artar; sonlara doğru kişi kendini beklediğinden fazla iş yaparken bulur. Bu ivmenin kaynağı motivasyon değil, görünür ilerlemedir.
Listenin ters çalıştığı durumlar
Her liste rahatlatmaz. Otuz maddelik bir liste, bakıldığında yardımcı olmaz; yalnızca yetersizlik hissi üretir. Böyle listelerde günün sonunda çizilmemiş maddeler, çizilenlerden daha çok göze çarpar. Kişi altı iş bitirmiş olsa bile, kalan yirmi dört maddeye bakarak başarısız hisseder.
İkinci sorun, maddelerin fazla büyük yazılmasıdır. Vergi işlerini hallet ya da eve düzen ver gibi maddeler bir iş değil, bir alandır. Bunlar günlerce listede kalır ve her gün bakıldığında kişiyi biraz daha yorar. Aynı madde belgeleri klasöre koy biçiminde yazıldığında yarım saatte biter ve çizilir.
Üçüncüsü, listenin gerçek işi gizlemesidir. Kolay maddeleri çizmek keyifli olduğu için, zor ve önemli olan madde günden güne devredilir. Liste dolup boşalır ama asıl iş yerinde durur. Bu durumda liste, çalışmanın değil, çalışıyormuş hissinin aracı haline gelir.
İşe yarayan liste nasıl olur
Listeyi akşamdan hazırlamak da fark yaratır. Sabah listeye bakan kişi, ne yapacağına karar vermek zorunda kalmadan doğrudan işe başlar. Karar anı bir önceki günün sonuna alındığında, günün en taze saatleri seçim yapmakla değil iş yapmakla geçer. Ayrıca hazır bir liste, sabah dağınıklığının en etkili panzehiridir.
Kullanışlı listeler kısadır. Bir güne üç ya da dört madde yazmak, on madde yazmaktan çoğu zaman daha verimlidir; çünkü gerçekten bitirilebilir ve gün sonunda tamamlanmış bir liste bırakır. Tamamlanan liste, ertesi gün yeniden liste yapma isteğini de güçlendirir.
Maddeler fiil ile başlamalıdır. Ne yapılacağı belirsizse iş ertelenir. Ara, yaz, gönder, ayır gibi sözcüklerle başlayan maddelerde ilk hareketin ne olduğu bellidir ve başlamak kolaylaşır.
Bir de listenin dışında kalanları kabul etmek gerekir. Günün büyük bölümü listelenemeyen işlerle geçer: gelen sorular, ara konuşmalar, beklenmedik aksaklıklar. Bunlar listede görünmediği için yok sayılır ve akşam olduğunda kişi hiçbir şey yapmamış gibi hisseder. Gün sonunda listeye yapılan ama yazılmamış işleri eklemek, o yüzden anlamsız değildir. Emeğin tamamını görünür kılar.
Listeleri tamamlama hazzı, düzen tutkusu ya da kontrol arayışı olarak küçümsenir. Oysa altında oldukça makul bir ihtiyaç yatar: yaptığı işin bir izini görmek isteme ihtiyacı. Bu ihtiyaç karşılanmadığında en yoğun geçen gün bile boş hissettirir. Küçük bir çizgi, o boşluğu şaşırtıcı bir verimlilikle kapatır.