Okuma Alışkanlığı Nasıl Kurulur? Yarıda Kalan Kitaplar İçin Düzen
Okumak isteyip başlayamayanlar için pratik bir düzen: doğru kitabı seçmek, yarıda bırakma hakkı ve okumayı günün sabit bir anına bağlamak.
Bora Tanyel 4 dk okuma
Okumak isteyen ama bir türlü başlayamayan insan sayısı hiç az değil. Başucunda yarıda kalmış kitaplar birikir, listeler uzar, niyet tazelenir ve birkaç gün sonra yine aynı yere gelinir. Bu tablo genellikle isteksizlikten değil, okumanın günlük düzende kendine bir yer bulamamasından kaynaklanır.
Okuma alışkanlığı, iradeyle sürdürülen bir mücadele olmak zorunda değildir. Doğru kitabı seçmek, gerçekçi bir ölçü belirlemek ve okumayı hazır bir ana bağlamak çoğu zaman yeterlidir. Aşağıda bu düzeni kurmanın somut adımlarını ele alıyoruz.
Yanlış Kitap Seçimi En Sık Yapılan Hata
Pek çok kişi okumaya, okuması gerektiğini düşündüğü kitapla başlar. Ağır bir klasik ya da uzun bir inceleme, alışkanlığı henüz oturmamış biri için fazla yüklüdür. İlk birkaç sayfada zorlanmak, sorunun kitapta değil kendisinde olduğu izlenimini yaratır ve kişi vazgeçer.
Başlangıçta ölçü şu olmalıdır: elinizden bırakmak istemediğiniz kitap doğru kitaptır. İlgi çekici bulduğunuz bir konu, akıcı bir anlatım ve makul bir hacim, okuma kasını güçlendirir. Zor kitaplar için sıra daha sonra gelir.
Yarıda Bırakma Hakkı
Başlanan her kitabı bitirme zorunluluğu, okumanın önündeki en büyük engellerden biridir. Sevilmeyen bir kitapla haftalarca boğuşmak, okumayı bir yükümlülüğe çevirir ve yeni kitaba başlamayı geciktirir.
Pratik bir kural şudur: elli sayfa okuyun, hâlâ bir bağ kurulmadıysa bırakın. Bu bir başarısızlık değil, seçme becerisidir. Bırakılan kitap yıllar sonra farklı bir dönemde okunduğunda çok daha iyi gelebilir.
Süreyi Değil, Anı Belirlemek
"Günde yarım saat okuyacağım" hedefi çoğu zaman tutmaz, çünkü o yarım saatin ne zaman olacağı belirsizdir. Bunun yerine okumayı zaten var olan bir alışkanlığın hemen arkasına yerleştirmek daha güvenilirdir.
Akşam çayından sonra, yatağa girdikten hemen sonra ya da sabah ilk oturuşta okumak gibi sabit bir bağlantı kurulduğunda hatırlamak kolaylaşır. Süre kısa tutulabilir; on sayfa bile düzenli yapıldığında yılda binlerce sayfaya ulaşır.
Kitabı Görünür ve Ulaşılır Tutmak
Ortam, iradeden daha belirleyicidir. Çantada duran bir kitap, beklenen her dakikayı okuma zamanına çevirir. Başucunda açık duran bir kitap, uyumadan önce telefona uzanma ihtimalini azaltır.
Aynı mantık tersten de işler. Ekranı yatak odasından uzaklaştırmak, bildirimleri kapatmak ve odayı okumaya elverişli biçimde aydınlatmak, dikkat dağıtıcı seçenekleri azaltır. Alışkanlık genellikle en kolay olanın peşinden gider; kolay olanı kitap yapmak yeterlidir.
Okuduğunu Aklında Tutmak
Hızlı okumak değerli değildir; hatırlanan okuma değerlidir. Bölüm sonlarında birkaç saniye durup okunanı kendi cümlelerinizle özetlemek, bilginin kalıcılığını belirgin biçimde artırır. Bu, kitabın kenarına düşülen kısa bir not ya da ayrı bir deftere yazılan iki cümle olabilir.
Bir başka etkili yöntem, okunanı birine anlatmaktır. Anlatmak, eksik anlaşılan yerleri hemen ortaya çıkarır. Alışkanlığı sürdürmenin ödülü de burada belirir: okunan şey kullanıldıkça okumak daha anlamlı hâle gelir.
Aynı Anda Kaç Kitap?
Tek kitapla ilerlemek odaklanmayı kolaylaştırır ama her ruh hâline uymayabilir. Farklı türde iki kitabı birlikte götürmek çoğu okur için işe yarar: biri yorgun akşamlar, diğeri zihnin açık olduğu saatler için.
Sayı arttıkça takip zorlaşır ve hiçbiri bitmez. İki, en fazla üç kitap makul bir sınırdır. Bitirilen her kitabın not edilmesi, yılın sonunda somut bir birikim görmeyi sağlar ve devam etmeyi kolaylaştırır.
Hedef Koymanın Doğru Ölçüsü
Yıllık kitap hedefleri motive edici olabilir, ama sayı öne çıktığında okuma bir yarışa dönüşür. İnce kitaplar tercih edilmeye, zor metinlerden kaçınılmaya başlanır. Bu, alışkanlığın amacını zedeler.
Sayı hedefi yerine tür çeşitliliği de bir ölçü olabilir. Yıl içinde farklı alanlardan kitaplar okumayı hedeflemek, hem sıkılmayı önler hem de okuma zevkinin nerede yoğunlaştığını gösterir. Zamanla hangi türde daha hızlı ilerlediğinizi fark eder ve kitap seçiminizi buna göre yaparsınız. Böylece alışkanlık, dışarıdan konulmuş bir kurala değil kendi eğiliminize dayanır.
Daha sağlıklı bir ölçü, gün sayısıdır: haftanın kaç gününde okundu? Bu ölçü, kitabın uzunluğundan bağımsız olarak süreklilik kurar. Aksayan bir gün olduğunda ise kural basittir; iki gün üst üste atlamamak.
Okuma alışkanlığı, büyük kararlarla değil küçük ve tekrarlanabilir seçimlerle kurulur. Sevdiğiniz kitabı seçmek, sevmediğinizi bırakmak, okumayı sabit bir ana bağlamak ve kitabı elinizin altında tutmak çoğu insan için yeterlidir. Birkaç hafta sonra okumak, yapılması gereken bir iş olmaktan çıkıp günün beklenen bir parçasına dönüşür.